Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum, yine de çürüklerim var. Bu cümleyi bir tanıdığınızdan duymuş ya da bizzat kendiniz kurmuş olabilirsiniz. Yalnız değilsiniz. Klinikte de en sık karşılaştığımız, hastalarımızın en çok dert yandığı konuların başında bu geliyor. Gerçek şu ki, ağız bakımı sadece sabah ve akşam diş fırçasını ıslatıp iki dakika macun gezdirmekten ibaret değil. Çoğu zaman doğru bildiğimiz ama aslında ağız florasını altüst eden bazı alışkanlıklarımız var. Gelin, dişlerimizi korumaya çalışırken farkında olmadan yaptığımız o sinsi hatalara ve çözümlerine yakından bakalım.
Kulağa çok hijyenik geliyor, değil mi? Dişleri fırçala, arkasından da naneli bir ağız çalkalama suyuyla son vuruşu yap... Aslında büyük bir hata. Diş macunlarının içinde diş minesini besleyen ve koruyan yüksek oranda florür bulunur. Fırçalamadan hemen sonra ağzınızı suyla veya bir solüsyonla çalkaladığınızda, o faydalı florürü daha dişlerinize tutunamadan lavaboya akıtmış olursunuz. Doğrusu Ne? Ağız çalkalama suyunu fırçalamadan tamamen bağımsız zamanlarda (örneğin gün içinde, yemeklerden sonra) veya fırçaladıktan en az yarım saat sonra kullanın.
Dişlerin birbirine bakan yan yüzeyleri, toplam diş yüzeyinizin yaklaşık %40ını oluşturur. Yani diş ipi veya arayüz fırçası kullanmıyorsanız, ağzınızın neredeyse yarısını hiç temizlemeden masadan kalkıyorsunuz demektir. Fırçanın kılları o dar aralıklara giremez ve o bölgelerde biriken bakteri plağı, en sinsi çürüklerin (ara yüz çürüklerinin) baş sorumlusudur. Doğrusu Ne? Diş ipi fırçalamanın bir natifi değil, ayrılmaz bir parçasıdır. Günde en az bir kez, özellikle gece yatmadan önce o aralıkları temizlemek şart.
Diş fırçanızın kılları dışa doğru bükülmeye, saçları dağılmış bir görüntü almaya başladıysa, o fırça artık temizlemiyor; aksine diş etlerinize zarar veriyor demektir. Üstelik banyodaki nemli ortamda aylarca kalan bir fırça, bakteriler için harika bir oyun parkına dönüşür. Doğrusu Ne? Hiçbir fırçayı (veya elektrikli fırça başlığını) 3 aydan fazla kullanmayın. Ayrıca geçirdiğiniz ağır bir grip veya enfeksiyon sonrası fırçanızı mutlaka yenileyin.
Sabahları uyandığınızda ağzınızda hissettiğiniz o kötü kokunun ve tatsızlığın kaynağı çoğunlukla dişleriniz değil, dilinizdir. Dilin pürüzlü yüzeyi, gün boyu tüketilen gıdaların atıklarını ve bakterileri bir sünger gibi emer. Doğrusu Ne? Diş fırçalama seansınızı bitirmeden önce, fırçanızın arkasındaki tırtıklı kısımla ya da özel bir dil kazıyıcıyla dilinizi arkadan öne doğru mutlaka temizleyin. Nefesinizin ne kadar hafiflediğine şaşıracaksınız.
Ağız sağlığı, sadece beyaz dişler demek değildir; sindirim sistemimizin başladığı, genel vücut sağlığımızı doğrudan etkileyen bir kapıdır. Diş hekiminizi sadece dişiniz ağrıdığında değil, 6 ayda bir düzenli olarak ziyaret etmek, ileride yaşayabileceğiniz büyük ve maliyetli problemlerin önüne geçmenin en kolay yoludur. Kendinize ve gülüşünüze iyi bakın!