Gülüşünüze ne kadar özen gösterirseniz gösterin, bazen aynaya baktığınızda dişlerinizin arka yüzeylerinde veya diş eti çizgisinde o sarımsı, inatçı tabakayı fark edersiniz. Evet, diş taşından (tartar) bahsediyoruz. Klinikte hastalarımızdan en çok duyduğumuz sorulardan biri şudur: Hocam, diş taşını temizletmesek olmaz mı? Temizletince diş minesi çiziliyormuş, fırçalasam geçmez mi? Bu konuda ortalıkta o kadar çok kulaktan dolma bilgi dolaşıyor ki, sırf bu korku yüzünden diş hekimi koltuğundan kaçan yüzlerce insan var. Gelin, diş taşı hakkındaki gerçekleri ve doğru bilinen yanlışları masaya yatıralım.
Öncelikle kısa bir netlik kazandıralım: Yemeklerden sonra dişlerinizin üzerinde oluşan o yumuşak, yapışkan tabakaya diş plağı denir. Bu plağı fırçalayarak ve diş ipi kullanarak kolayca temizleyebilirsiniz. Ancak o plağı 24-48 saat içinde temizlemezseniz, tükürüğünüzdeki minerallerle birleşerek kireçlenir ve taşlaşır. İşte buna diş taşı (tartar) diyoruz. Diş taşı bir kez oluştuktan sonra artık betonlaşmıştır; evdeki en iyi fırçayla, en pahalı macunla bile fırçalasanız asla çıkmaz. Tek çaresi, bir diş hekiminin profesyonel dokunuşudur.
Gerçek: Kliniğimizde kullandığımız modern ultrasonik cihazlar, diş minesine zarar verecek bir kazıma işlemi yapmaz. Bu cihazlar yüksek frekanslı titreşimler ve su gücüyle çalışır. Yani taşı dişten kazıyarak değil, titreşimle pıt diye düşürerek ayırır. Zararlı olan şey diş taşının temizlenmesi değil; o taşın orada kalıp diş etini eritmesidir.
Gerçek: Diş temizliği bir bağımlılık veya alışkanlık yapmaz. Diş taşı temizlendikten sonra dişleriniz orijinal, pürüzsüz haline döner. Ancak siz ağız bakımınızı (fırçalama ve diş ipi) aksatmaya devam ederseniz, taşlar doğal olarak yeniden oluşur. Yani suç temizleme işleminde değil, eski alışkanlıklara geri dönmektedir.
Gerçek: En sık karşılaştığımız yanılgı budur. Yoğun diş taşı olan ağızlarda, taşlar dişlerin arasını bir çimento gibi doldurur ve diş etini aşağı doğru iter. Taşlar temizlendiğinde, aslında zaten erimiş olan diş etinin altındaki boşluklar açığa çıkar. Yani o boşluğu temizlik yaratmadı; orada aylardır duran diş taşları yarattı. Temizlenmeseydi, o dişler bir süre sonra tamamen sallanıp düşecekti.
Diş taşları, bakteriler için mükemmel birer gözenekli apartmandır. Zamanla diş eti iltihabına (gingivitis), ağız kokusuna ve daha da ilerisinde dişleri tutan kemiğin erimesine (periodontitis) yol açar. Diş etleriniz fırçalarken kanıyorsa, bu dişlerinizin alarm verdiğinin ve acilen bir temizliğe ihtiyacınız olduğunun en net göstergesidir.
Diş taşı temizliği bir estetik lüks değil, temel bir sağlık ihtiyacıdır. Yılda iki kez (6 ayda bir) yapacağınız düzenli bir kontrol ve profesyonel temizlik, ileride diş kayıplarının ve çok daha maliyetli tedavilerin önüne geçecek en akıllıca yatırımdır. Sağlıklı ve özgürce gülebildiğiniz günler dilerim!